Bir eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında davacı, iddiasını ispat için HMK m. 222 uyarınca davalı tacirin ticari defterlerine dayanmıştır. Davalı, mahkemenin kesin süresine rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Mahkeme, HMK m. 220/3'ü kıyasen uygulayarak davacının iddiasını kabul edebilir mi? Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/4087 E. sayılı kararındaki gerekçeleri analiz ederek bu durumu açıklayınız.
Evet, mahkeme bu durumda davacının iddiasını kabul edebilir. Ticari defterlerin ibraz edilmemesi, HMK m. 222'de özel olarak düzenlenmiş olsa da, sonuçları itibarıyla HMK m. 220'de düzenlenen genel belge ibraz etmeme yaptırımına paralel sonuçlar doğurur. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/4087 E. sayılı kararında bu konu detaylıca analiz edilmiştir. Kararın gerekçesine göre; 1) Ticari Defterlerin Delil Niteliği: Bir tacirin ticari defterlerinin sahibi lehine delil olabilmesi için, diğer tarafın defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir (HMK m. 222/3). Bu nedenle, bir taraf kendi defterlerine dayandığında, karşı tarafın defterlerinin de incelenmesi zorunludur. 2) İbrazdan Kaçınmanın Sonucu: Karşı taraf (davalı), ticari defterlerini ibrazdan kaçınarak, davacının defterlerindeki kayıtların kendi defterleriyle uyumlu olup olmadığının denetlenmesine engel olmaktadır. Bu durumda, davalı, engel olduğu bu olgunun (yani kendi defterlerindeki kayıtların davacı defterleriyle uyumlu olduğu varsayımının) varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. 3) HMK m. 220'nin Uygulanması: Tacir, ticari defter tutmak zorunda olduğundan, 'defterlerin bulunmadığını' ileri süremez. Bu nedenle, kesin süreye rağmen defterleri ibraz etmemesi halinde, HMK m. 220/3'te belirtilen sonuca katlanmalıdır. Yargıtay kararında açıkça ifade edildiği gibi, 'sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.' Bu, HMK m. 222'nin ruhuna ve amacına uygun bir yorumdur. Aksi takdirde, bir tacirin sırf defterlerini sunmayarak aleyhine delil elde edilmesini engellemesi gibi hukukun korumayacağı bir sonuç ortaya çıkardı. Sonuç olarak, davalı tacir ticari defterlerini ibrazdan kaçınırsa, mahkeme davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtları doğru kabul ederek ve HMK m. 220/3'ün ruhunu uygulayarak davacının alacak iddiasını ispatlanmış sayabilir ve davayı kabul edebilir.