HMK m. 7'nin gerekçesinde, dava sebebine göre kanunda davalıların tümü hakkında ortak yetkili bir mahkeme belirtilmişse, bu mahkemenin yetkisinin 'kesin yetki' haline getirildiği belirtilmektedir. İş hukukundan kaynaklanan bir alacak davasında, davalı şirketlerin birinin merkezi İstanbul, diğerininki Kocaeli'dir. İşçi ise işini Kocaeli'de yapmıştır. Davacı işçi, davalılardan birinin merkezi olan İstanbul'da dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, işin yapıldığı yer olan Kocaeli'nin ortak yetkili mahkeme olduğunu ve HMK m. 7 uyarınca yetkinin kesin olduğunu belirterek yetkisizlik kararı vermiştir. Bu karar hukuka uygun mudur? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2014/18126 E. ve Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/9-2163 E. sayılı kararları çerçevesinde özel kanun-genel kanun ilişkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #318307

İlk derece mahkemesinin kararı hukuka uygun değildir. Uyuşmazlık, genel bir usul kuralı olan HMK m. 7 ile özel bir usul kuralı olan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun (İMK) 5. maddesi arasındaki ilişkiye dairdir. İMK m. 5, iş davalarında yetkiyi özel olarak düzenlemiştir. Buna göre iş davaları, 'dava olunanın (davalının) ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir.' Bu madde, davacı işçiye yetkili mahkemeyi seçme hakkı tanımaktadır. Hukukun temel ilkelerinden biri, 'özel kanun hükmünün, genel kanun hükmüne göre öncelikli olarak uygulanması'dır (lex specialis derogat legi generali). İş davalarındaki yetki konusunda İMK m. 5 özel bir düzenleme olduğundan, HMK'nın genel yetki kurallarına göre önceliklidir. Metindeki Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2014/18126 E. sayılı kararında ve bu kararı onayan Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/9-2163 E. sayılı kararında bu ilke net bir şekilde benimsenmiştir. HGK kararında belirtildiği üzere; '5521 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle düzenlenen yetki kurallarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yetki kurallarına göre özel nitelikte hükümler olduğu da açıktır. Hal böyle olunca iş mahkemesinin yetkisi belirlenirken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 7. maddesinin uygulanması mümkün olmayıp...' denilmektedir. Dolayısıyla, davalıların birden fazla olması halinde dahi, davacı işçi İMK m. 5'in kendisine tanıdığı seçimlik hakkı kullanabilir. Davalıların ikametgahlarından birini veya işin yapıldığı yeri seçebilir. Sorudaki olayda, davacı, davalılardan birinin ikametgahı (şirket merkezi) olan İstanbul'u seçerek dava açmıştır. Bu, İMK m. 5'e tamamen uygundur. İlk derece mahkemesinin, özel kanun olan İMK m. 5'i göz ardı ederek genel kanun olan HMK m. 7'ye dayanarak ve işin yapıldığı yeri 'tek kesin yetkili mahkeme' kabul ederek yetkisizlik kararı vermesi hatalıdır. Bu nedenle karar Yargıtay tarafından bozulacaktır.