Haksız fiilden kaynaklanan bir tazminat davasında davalı sayısı birden fazladır. Davacının yerleşim yeri Adana, davalıların yerleşim yerleri sırasıyla İstanbul, Ankara ve İzmir'dir. Haksız fiil ise Konya'da işlenmiştir. Davacı, HMK m. 16'daki seçimlik hakkını kullanarak davayı kendi yerleşim yeri olan Adana'da açmıştır. Davalılar, HMK m. 7/1'in ikinci cümlesine dayanarak, haksız fiilin işlendiği yer olan Konya'nın tüm davalılar için ortak yetkili mahkeme olduğunu ve bu yetkinin kesin olduğunu ileri sürerek yetkisizlik itirazında bulunmuşlardır. Bu itiraz başarılı olabilir mi? Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2018/3083 E. ve 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/7687 E. sayılı kararlarını dikkate alarak açıklayınız.
Bu durumda davalıların yetkisizlik itirazının başarılı olması beklenmez. HMK m. 7/1, davalı birden fazla ise davanın bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceğini, ancak davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse davanın orada görüleceğini ve bu yetkinin kesin olduğunu belirtir. Diğer yandan HMK m. 16, haksız fiilden doğan davalarda davacıya; haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer veya zarar görenin (davacının) yerleşim yeri mahkemesinde dava açma konusunda seçimlik bir hak tanımaktadır. Uyuşmazlık, bu iki madde arasındaki ilişkiden kaynaklanmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, HMK m. 16'da tanınan yetki kuralları, davacı lehine getirilmiş özel ve seçimlik yetki kurallarıdır. HMK m. 7/1'deki 'ortak yetkili mahkeme' kuralı, HMK m. 16 gibi davacıya tanınan bu özel seçimlik hakları ortadan kaldıracak şekilde yorumlanamaz. Metindeki Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2018/3083 E. sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere; '...iş bu davada yetkili mahkeme, davalılar için ortak yetkili olan, aynı zamanda zarara uğrayan kurumun bulunduğu yer olan ... Mahkemeleri’dir.' Ancak bu ifade, diğer seçimlik yetkilerin kullanılamayacağı anlamına gelmez. Nitekim Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/7687 E. sayılı kararında daha net bir şekilde; '...haksız fiilden doğan davalarda yetkiyi düzenleyen HMK'nun 16. maddesi... zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olacağını düzenlemiş bulunmaktadır... davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, davacı davayı kendi yerleşim yerinin bulunduğu ... ilinde açarak yetkili mahkemeyi seçmiş olduğu anlaşıldığına göre, davanın ... Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.' denilmiştir. Sonuç olarak, davacı, HMK m. 16'nın kendisine tanıdığı seçimlik hakkı kullanarak davasını kendi yerleşim yeri olan Adana'da açmıştır. Bu yetki, HMK m. 7/1'in ikinci cümlesindeki ortak yetki kuralı ile ortadan kalkmaz. HMK m. 7/1'deki kesin yetki, kanunun açıkça başka bir seçimlik hak tanımadığı ve sadece o ortak yetkili mahkemeyi işaret ettiği durumlar için geçerlidir. Haksız fiil bu durumlardan biri değildir. Dolayısıyla, davalıların yetkisizlik itirazı reddedilmelidir.