TCK m. 125'te düzenlenen hakaret suçu bağlamında 'somut bir fiil veya olgu isnadı' ile 'sövme' arasındaki temel ayrım nedir? Bu ayrımın TCK m. 127'de düzenlenen 'isnadın ispatı' hakkının kullanılması açısından önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #318297

TCK m. 125, hakaret suçunun iki seçimlik hareketle işlenebileceğini belirtir: 'somut bir fiil veya olgu isnat etmek' veya 'sövmek'. İkisi arasındaki temel ayrım, ifadenin ispat edilebilirliğidir. 1) Somut Fiil veya Olgu İsnadı: Belirli, geçmişte yaşanmış veya yaşandığı iddia edilen, yer, zaman ve mekan unsurlarıyla somutlaştırılabilen, doğruluğu veya yanlışlığı araştırılıp kanıtlanabilecek bir eylemin veya durumun kişiye yüklenmesidir. Örneğin, 'A şahsı, B'den rüşvet aldı' veya 'C, 20 Ocak'ta D'nin dükkanından mal çaldı' demek somut bir fiil isnadıdır. Bu iddiaların doğruluğu ispatlanabilir. 2) Sövme: Somut bir olaya dayanmayan, kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide eden genel, soyut değer yargıları, küfürler veya aşağılayıcı sıfatlar kullanmaktır. Örneğin, birine 'aptal', 'hırsız', 'ahlaksız' demek, somut bir olaya bağlanmadığı sürece sövme niteliğindedir. 'Hırsız' kelimesi, 'X tarihindeki hırsızlık olayının faili sensin' şeklinde somutlaştırılırsa isnada dönüşür, ancak genel bir niteleme olarak kullanılırsa sövme olur. Bu ayrımın 'isnadın ispatı' (TCK m. 127) açısından önemi şudur: TCK m. 127, sanığa, isnat ettiği fiilin doğruluğunu ispatlama hakkı tanır ve bu ispatın yapılması halinde ceza verilmeyeceğini düzenler. Bu bir hukuka uygunluk nedenidir. Ancak, bu hak yalnızca 'somut bir fiil veya olgu isnadı' durumunda kullanılabilir. Çünkü sadece somut olgular ispat edilebilir. Sövme ise soyut bir değer yargısı olduğu için doğruluğunun veya yanlışlığının ispatı mümkün değildir. Dolayısıyla, bir kişiye 'dolandırıcı' diyen bir sanık, TCK m. 127 kapsamında bu kişinin dolandırıcı olduğunu ispatlayarak cezadan kurtulamaz; çünkü bu bir sövmedir. Ancak 'A kişisi, B şirketini kurarak 10 kişiyi dolandırdı' demişse, bu somut fiil isnadıdır ve bu fiilin doğruluğunu ispatlayarak TCK m. 127'den yararlanabilir. Bu nedenle, bir ifadenin isnat mı yoksa sövme mi olduğunun tespiti, sanığın savunma hakkının kapsamını doğrudan belirler.