Bir sanık, mağduru şişeye oturmaya zorlamış ancak mağdurun direnci ve sanığın eyleme kendiliğinden son vermesiyle fiil tamamlanamamıştır. Yargıtay, bu eylemi nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs olarak mı, yoksa başka bir suç olarak mı değerlendirmiştir?
Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2015/6332 E. sayılı kararına göre, sanıkların icra hareketlerine kendiliklerinden son vermeleri nedeniyle TCK m. 36'daki 'gönüllü vazgeçme' hükümleri uygulanmalıdır. Bu durumda nitelikli cinsel saldırıya teşebbüsten ceza verilemez. Ancak, gönüllü vazgeçme anına kadar gerçekleştirilen ve mağdurun onurunu kırıcı, ruhsal acı veren eylemler (dövme, elektrik verme, soyma) bir bütün olarak TCK m. 96'daki 'eziyet' suçunu oluşturur. (Kaynak: YARGITAY 14. CEZA DAİRESİ Esas: 2015/6332 Karar: 2015/11368)