Bir boşanma davasında, yerel mahkeme, davacının manevi tazminat talebini kabul etmiştir. Yargıtay ise, davalıya kusur olarak yüklenen fiillerin 'kişilik haklarına saldırı teşkil etmediğini' belirterek kararı bozmuştur. Bu durumda manevi tazminatın koşulu nedir?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/21429 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, boşanmada manevi tazminata (TMK m. 174/2) hükmedilebilmesi için, boşanmaya sebep olan olayların, aynı zamanda davacının 'kişilik haklarına bir saldırı' niteliğinde olması gerekir. Her kusurlu davranış, otomatik olarak kişilik haklarına saldırı teşkil etmez. Örneğin, sadakatsizlik, ağır hakaret, fiziksel şiddet gibi fiiller kişilik haklarına saldırı sayılırken, birlik görevlerini ihmal etme gibi fiiller tek başına bu nitelikte görülmeyebilir. Mahkemenin bu ayrımı yapması gerekir.