Bir hukuk davasında, davacı vekili tahkikatın bittiği ve sözlü yargılamaya geçildiği celsede, sözlü yargılama yapılmasına muvafakat etmediğini beyan etmiştir. Mahkemenin, bu beyana rağmen aynı celsede davayı karara bağlaması, HMK m. 186 açısından hukuka uygun mudur?
Hayır, hukuka uygun değildir. HMK m. 186 (7251 s.K. değişikliği sonrası), taraflardan birinin talebi üzerine duruşmanın erteleneceğini öngörür. Davacı vekilinin 'sözlü yargılama yapılmasına muvafakat etmiyorum' şeklindeki beyanı, esasen sözlü savunmasını hazırlamak için süre talebi ve duruşmanın ertelenmesi talebi olarak yorumlanmalıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/4951 E., 2015/12065 K. sayılı kararında da benzer bir durumda, taraflardan birinin muvafakat etmemesi halinde sözlü yargılama için gün tayin edilmeden karar verilmesinin bozma nedeni olduğu belirtilmiştir. Mahkemenin, bu açık talebe rağmen, tarafa son sözünü hazırlama ve sunma imkanı vermeden aynı celsede hüküm kurması, hukuki dinlenilme hakkını (HMK m. 27) ve HMK m. 186'daki usul kuralını ihlal eder. (Kaynak: hmk-madde-186-sozlu-yargilama.html)