Bir sanık hakkında basit hırsızlık (TCK m. 141) suçundan verilen mahkumiyet hükmü kesinleşmiş ve infaz edilmektedir. Daha sonra yapılan bir kanun değişikliği ile bu suç uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Mahkeme, uyarlama yargılaması yaparak infazı durdurup dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir. Bu karara karşı Cumhuriyet Savcısı itiraz ederse, itirazı inceleyen merci (Ağır Ceza Mahkemesi) hangi gerekçeyle bu itirazı reddetmelidir?
İtirazı inceleyen merci, bu itirazı reddetmelidir. Gerekçesi, TCK m. 7/2'de düzenlenen 'lehe kanun hükümlerinin geriye yürümesi' ilkesidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2007/4-200 E., 2007/219 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, uzlaştırma kurumu maddi ceza hukukuna ilişkin sonuçlar doğurduğundan, sonradan yürürlüğe giren ve bu suçu uzlaştırma kapsamına alan lehe kanun, kesinleşmiş kararlar bakımından da uygulanmak zorundadır. İlk derece mahkemesinin, infazı durdurarak uzlaştırma işlemlerinin yapılması için dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermesi, bu yasal zorunluluğun bir gereğidir. Dolayısıyla, ilk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, savcının bu karara yaptığı itirazın reddedilmesi gerekir. (Yargıtay 17. CD 2017/2914 E., 2017/9478 K.) (Kaynak: cmk-madde-254-mahkeme-tarafindan-uzlastirma.html)