HMK'da düzenlenen 'tahkikatın sona ermesi' (m. 184) ile 'sözlü yargılama' (m. 186) aşamaları, hakimin davayla ilgili kanaatinin oluşumu açısından ne ifade eder? Hakim, tahkikat bittikten sonra yeni bir kanaate ulaşabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #317710

Tahkikatın sona ermesi, hakimin dosyayı karara bağlamak için yeterli delilin toplandığına ve maddi vakıaların aydınlatıldığına kanaat getirdiği anı ifade eder. Bu, hakimin delil toplama ve araştırma aşamasını kapattığı anlamına gelir. Sözlü yargılama ise, bu toplanan deliller ve ortaya çıkan maddi vakıalar üzerinden tarafların son hukuki argümanlarını ve değerlendirmelerini sunduğu aşamadır. Hakim, tahkikat bittiğinde bir ön kanaate sahip olabilir. Ancak nihai ve kesin kanaati, sözlü yargılamada tarafların yapacağı açıklamaları ve sunacağı hukuki argümanları dinledikten sonra oluşur. Tarafların sözlü yargılamadaki beyanları, hakimin delilleri farklı bir hukuki perspektiften değerlendirmesine, daha önce fark etmediği bir hukuki noktayı görmesine ve dolayısıyla başlangıçtaki ön kanaatini değiştirmesine neden olabilir. Bu nedenle, hakimin nihai kanaati ancak sözlü yargılama tamamlandıktan sonra, hüküm müzakeresi sırasında oluşur. (Kaynak: hmk-madde-186-sozlu-yargilama.html, HMK m. 186 gerekçesi)