Bir hukuk davasında, mahkeme tahkikatı bitirip sözlü yargılamaya geçtikten sonra, taraflardan biri davanın esasına etkili yeni bir olguyu veya delili fark ederse, bunu ileri sürebilir mi? Sözlü yargılama aşamasının bu konudaki sınırlamaları nelerdir?
Kural olarak, sözlü yargılama aşamasında yeni bir vakıa veya delil ileri sürülemez. HMK m. 186'nın amacı, tahkikat aşamasında toplanan deliller ve ortaya konan vakıalar üzerinden tarafların son hukuki değerlendirmelerini yapmalarıdır. Bu aşama, yeni bir tahkikat aşaması değildir. Tarafların yeni bir delil sunması veya vakıa ileri sürmesi, HMK m. 141'deki 'iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı'na takılır. Ancak, HMK m. 145'teki istisna (yargılamayı geciktirme amacı taşımaması ve tarafın kusuru olmaksızın daha önce ileri sürülememesi) çok kısıtlı bir şekilde yorumlanabilir. Hakim, son sözler sırasında davanın aydınlatılması için mutlak zorunlu gördüğü bir hususta taraflara soru sorabilir, ancak bu yeni bir delil ikamesi anlamına gelmez. Dolayısıyla, sözlü yargılama aşaması, delil ikame etme değil, mevcut delilleri hukuken tartışma aşamasıdır. (Kaynak: hmk-madde-186-sozlu-yargilama.html, HMK m. 186 gerekçesi)