Bir sanığın, eşine yönelik kasten yaralama suçundan dolayı hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı vardır. Daha sonra, sanığın bu yaralama eyleminin, aslında uzun bir süredir devam eden sistematik fiillerin bir parçası olduğu ve 'eziyet' suçunu oluşturduğu iddiasıyla yeni bir dava açılırsa, bu yeni dava 'derdestlik' veya 'kesin hüküm (ne bis in idem)' itirazıyla karşılaşır mı?
Bu durum karmaşık bir hukuki sorun teşkil eder. Kural olarak, aynı fiilden dolayı bir kişi iki kez yargılanamaz (ne bis in idem - TCK m. 44). Ancak, eziyet suçu, münferit yaralama fiillerini bünyesinde eriten, onlardan farklı ve daha özel bir suç tipidir. Eğer ilk yargılama sadece tek bir yaralama eylemi üzerinden yapılmış ve eylemlerin sistematik bütünü (eziyetin maddi unsuru) o davada hiç tartışılmamış ve değerlendirilmemişse, yeni dava 'farklı bir maddi vakıa' ve 'farklı bir suç' iddiasına dayandığı için derdestlik veya kesin hüküm itirazıyla karşılaşmayabilir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2015/10330 E., 2015/24781 K. sayılı kararında, sanığın daha önce çocuğa eziyetten mahkum olduğu bir hükme atıf yapılarak, sonraki eylemlerinin de bu bütünün parçası olduğu kabul edilmiştir. Bu, eziyetin kesintisiz (mütemadi) suç niteliğinin bir sonucudur. Dolayısıyla, yeni eylemler veya ilk yargılamada değerlendirilmeyen sistematik bütün, yeni bir davanın konusu olabilir. Ancak bu, her somut olayın kendi özelliklerine göre mahkemece titizlikle değerlendirilmesi gereken bir konudur. (Kaynak: tck-madde-96-eziyet-sucu.html)