Davacı, aralarındaki sözlü bir eser sözleşmesine dayanarak alacak davası açmış, davalı ise sözleşme ilişkisini inkar etmiştir. Davacı, delil olarak sadece kendi ticari defterlerini ve tanık beyanlarını sunmuştur. Bu durumda mahkeme, sadece tanık beyanlarına dayanarak sözleşme ilişkisinin varlığını kabul edebilir mi?
Hayır, edemez. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/2525 E., 2017/4168 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, eser sözleşmesi yazılı şekle tabi olmasa da, taraflardan biri inkar ettiğinde, ispatı HMK'daki genel kurallara tabidir. Eğer alacak miktarı HMK m. 200'deki senetle ispat sınırını aşıyorsa, sözleşme ilişkisi tanıkla ispat edilemez. Davacının tek taraflı olarak tuttuğu ticari defterler, tek başına kesin delil niteliği taşımaz (ancak diğer tarafın defterleriyle uyumluysa veya başka delillerle destekleniyorsa delil olabilir). Bu durumda, HMK m. 202 kapsamında bir 'delil başlangıcı' da bulunmadığından, mahkemenin tanık dinleyebilmesi için HMK m. 200/2 uyarınca davalının 'açık muvafakati' gerekir. Davalı açıkça muvafakat etmezse, tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulamaz ve ispatlanamayan davanın reddedilmesi gerekir. (Kaynak: hmk-madde-202-delil-baslangici.html)