Bir ceza davasında, sanık hakkındaki dava zamanaşımının dolduğu, ilk derece mahkemesi kararından sonra ancak hükmün kesinleşmesinden önce anlaşılmıştır. Mahkeme, bu durumu fark ederek evrak üzerinden verdiği bir ek kararla davanın ortadan kaldırılmasına karar vermiştir. Bu ek kararın hukuki niteliği nedir ve bu karara karşı hangi kanun yoluna başvurulabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #317672

Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2016/11997 E., 2017/4299 K. sayılı kararındaki karşı oyda da belirtildiği üzere, bu tür bir ek karar, esasa ilişkin bir hüküm olmayıp, 'infaza ilişkin' bir karar niteliğindedir. Çünkü davanın esası daha önce bir kararla sonuçlanmıştır. Dava zamanaşımının sonradan gerçekleştiğinin tespiti ve davanın ortadan kaldırılması, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98. ve 101. maddeleri kapsamında değerlendirilir. Bu maddeler uyarınca verilen kararlar ise temyize değil, 'itiraz' kanun yoluna tabidir. Dolayısıyla, bu ek karara karşı o yer Cumhuriyet Savcısı veya sanık tarafından yapılan 'temyiz' başvurusu, CMK m. 264 uyarınca 'itiraz' olarak kabul edilmeli ve itirazı incelemeye yetkili merci tarafından değerlendirilmelidir. (Kaynak: cmk-madde-264-kanun-yolunun-belirlenmesinde-yanilma.html)