Bir kadın, evli olduğu erkeğin kendisini aldattığını öğrenmesi üzerine, erkeği öldürmüştür. Bu eylem, TCK m. 82/1-k'daki 'töre saikiyle' kasten öldürme suçu kapsamında değerlendirilebilir mi? Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin bir kararındaki karşı oyda bu konu nasıl tartışılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #317669

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2009/6525 E., 2010/3023 K. sayılı kararındaki karşı oy görüşüne göre, bu tür bir eylem 'töre saikiyle' öldürme kapsamında değerlendirilebilir. Karşı oya göre, 'töre saiki' kavramı, sadece belirli bir yöreye özgü gelenekleri değil, aynı zamanda toplumun genelinde yerleşik olan ve kadının bedeni üzerinden tanımlanan 'eril namus anlayışını' da kapsar. Aldatma eylemi, bu namus anlayışına göre erkeğin şerefini ve namusunu lekeleyen bir eylem olarak görülür. Failin bu 'namusunu kurtarma' güdüsüyle hareket etmesi, eylemin töre saikiyle işlendiğini gösterir. TCK m. 29'un gerekçesinde de 'töre veya namus cinayeti' ifadelerinin birlikte kullanılması, kanun koyucunun da bu iki kavramı birbiriyle ilişkili gördüğünü ortaya koyar. Dolayısıyla, haksız tahrik koşulları oluşmayan ve aldatma nedeniyle işlenen bu tür cinayetlerin, TCK m. 82/1-k kapsamında nitelikli hal olarak kabul edilmesi gerektiği savunulmuştur. (Kaynak: tck-madde-96-eziyet-sucu.html)