Davacı, aralarındaki borç ilişkisine kanıt olarak, borçlu olduğu iddia edilen davalının imzasını taşıyan ancak fotokopi olan bir belge sunmuştur. Adli Tıp Kurumu, belgedeki imzanın davalıya ait olduğunu ancak belgenin fotokopi olduğunu tespit etmiştir. Bu fotokopi belgenin delil niteliği nedir?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/7722 E., 2014/9296 K. sayılı kararına göre, imzanın borçluya ait olduğu bilirkişi marifetiyle saptanan bir fotokopi belge, HMK m. 202 anlamında 'yazılı delil başlangıcı' niteliğindedir. Fotokopi olması nedeniyle tek başına tam bir yazılı delil (senet) olarak kabul edilemese de, üzerindeki imzanın karşı tarafa aidiyetinin ispatlanması, o belgeyi, iddia edilen hukuki işlemi 'muhtemel kılan' ve 'karşı taraftan sadır olmuş' bir belge konumuna getirir. Bu nedenle mahkeme, bu fotokopi belgeyi delil başlangıcı kabul ederek, senetle ispat kuralını yumuşatmalı ve davacıya iddiasını tanık dahil diğer delillerle ispat etme imkanı tanımalıdır. Sadece belgenin fotokopi olduğu gerekçesiyle davayı reddetmesi hukuka aykırıdır. (Kaynak: hmk-madde-202-delil-baslangici.html)