Sanığın, bir kişiyi korkutmak amacıyla ruhsatsız tabanca ile havaya ateş etmesi eylemi, hem TCK m. 106/2-a (silahla tehdit) hem de 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarını oluşturur. Bu durumda suçların içtimaı nasıl çözümlenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #317665

Bu durumda suçlar arasında 'gerçek içtima' kuralı uygulanır ve sanık her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılır. Silahla tehdit suçu, bir kişinin irade özgürlüğüne yönelik bir suçken, 6136 sayılı Kanuna muhalefet (ruhsatsız silah taşıma veya bulundurma) suçu, kamu güvenliğine karşı işlenen bir suçtur. Bu iki suçun koruduğu hukuki yararlar farklıdır ve biri diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni değildir. Ateş etme eylemi, silahla tehdit suçunun icra hareketini oluştururken; silahın ruhsatsız olması, bundan bağımsız ve öncesine dayanan ayrı bir suç teşkil eder. Dolayısıyla, fail hem silahla tehdit suçundan hem de 6136 sayılı Kanun'un ilgili maddesinden (örn. m. 13) ayrı ayrı ceza alır. (Kaynak: tck-madde-170-genel-guvenligin-kasten-tehlikeye-sokulmasi-sucu.html; Yargıtay kararlarındaki genel mantık)