Davacı, aralarındaki borç ilişkisine delil olarak, davalının kendisine gönderdiği ve borca atıf yapan bir mektubu sunmuştur. Bu mektup, HMK m. 202 anlamında delil başlangıcı mıdır ve mahkeme bu mektuba dayanarak davayı kabul edebilir mi?
Bu mektup, HMK m. 202 anlamında açık bir 'delil başlangıcı'dır. Çünkü iddia edilen borç ilişkisini 'muhtemel göstermekte' ve 'kendisine karşı ileri sürülen kimseden' (davalıdan) 'gönderilmiş' bir belgedir. Ancak, mahkeme sadece bu mektuba dayanarak davayı kabul edemez. Delil başlangıcı, davanın tam ispatı anlamına gelmez. Hukuki işlevi, senetle ispat zorunluluğu olan bir durumda (HMK m. 200), bu kuralı yumuşatarak davacıya 'tanık dinletme' ve diğer takdiri delilleri kullanma imkanı vermektir. Mahkeme, bu mektubu delil başlangıcı olarak kabul ettikten sonra, davacının bildireceği tanıkları dinlemeli, davalının karşı delillerini toplamalı ve tüm delilleri birlikte değerlendirerek borcun varlığı ve miktarı hakkında bir sonuca ulaşmalıdır. (Kaynak: hmk-madde-202-delil-baslangici.html, HMK m. 202 Gerekçesi)