Anayasa Mahkemesi'nin 2022/86 K. sayılı kararında, 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 35. maddenin (C) fıkrasında düzenlenen ve 'terör örgütleriyle iltisaklı' olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılanların rütbe ve memuriyetlerinin alınmasını, bir daha kamu hizmetinde istihdam edilememelerini öngören kural, hangi gerekçelerle Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir?
Bu kural, Anayasa'nın 70. maddesinde güvence altına alınan 'kamu hizmetine girme hakkı'na, 128. ve 129. maddelerindeki memur güvencelerine ve 2. maddedeki 'hukuk devleti' ilkesine aykırı olduğu için iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi'ne göre: 1) Masumiyet Karinesi ve Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği: Kural, haklarında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmayan kişileri, idari bir kararla ömür boyu kamu hizmetinden yasaklamaktadır. Bu durum, masumiyet karinesini (Anayasa m. 38/4) zedelemekte ve bir ceza mahkumiyetinin sonucu olması gereken bir yaptırımı idari işlemle uygulamaktadır. 2) Ölçülülük: Bir daha kamu hizmetine alınmama şeklindeki mutlak ve süresiz yasak, kamu hizmetinin güvenilirliğinin sağlanması amacı ile kişilerin çalışma hakkı arasında orantısız bir müdahaleye yol açmaktadır. Her olayın kendi özelliğine göre değerlendirilmesi yerine, kategorik bir yasak getirilmesi ölçülülük ilkesine aykırıdır. 3) Memur Güvencesi: Anayasa, memurların ve diğer kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesinin kanunla düzenlenmesini ve bu işlemlerin yargı denetimine açık olmasını öngörür. KHK ile yapılan bu tür kalıcı düzenlemeler bu güvenceleri zayıflatmaktadır. (Kaynak: hakim-karari-olmadan-arama-emri.html)