Bir kimsenin, akıl hastası olan ve velayeti altında bulunan çocuklarını sağlıksız koşullarda, eve hapsederek, şiddet uygulayarak ve sosyal hayattan izole ederek büyütmesi eylemi, TCK m. 232'deki 'kötü muamele' suçu kapsamında mı, yoksa TCK m. 96'daki 'eziyet' suçu kapsamında mı değerlendirilmelidir?
Bu eylem, TCK m. 96'daki 'eziyet' suçu kapsamında değerlendirilmelidir. Eylemler, tek bir kötü davranıştan ibaret olmayıp, uzun bir süre devam eden, sistematik, çocuğun hem bedensel hem de ruhsal sağlığını ağır şekilde tahrip eden, insan onuruyla bağdaşmayan fiiller bütününü oluşturmaktadır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2008/16179 E., 2010/13024 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, beş yıl boyunca çocukların eve hapsedilmesi, sosyal hayattan koparılması, şiddet uygulanması ve sağlıksız koşullarda tutulması, 'kötü muamele' suçunun sınırlarını aşarak, TCK m. 96'da tanımlanan eziyet suçunun tüm unsurlarını oluşturur. Suçun çocuğa karşı işlenmesi nedeniyle de TCK m. 96/2-a'daki nitelikli halin uygulanması gerekir. (Kaynak: tck-madde-96-eziyet-sucu.html)