Bir sanık hakkında hem özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m. 134) hem de tehdit (TCK m. 106) suçlarından mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Tehdit suçu sonradan uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Mahkeme, uyarlama yargılamasında sadece tehdit suçu için mi uzlaştırma yoluna gitmelidir, yoksa CMK m. 253/3 kuralı burada da geçerli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #317649

Bu durumda mahkeme sadece tehdit suçu için uzlaştırma yoluna gitmelidir. CMK m. 253/3'teki 'uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi halinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz' kuralı, soruşturma ve kovuşturma aşamaları için geçerli olan ve tek bir olayda işlenen suçların yargılamasının parçalanmasını önleyen bir kuraldır. Oysa uyarlama yargılaması, kesinleşmiş hükümlerle ilgilidir ve her bir suçtan kurulan mahkumiyet ayrı ayrı değerlendirilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/1147 E., 2017/5135 K. sayılı kararının mantığına göre, lehe kanun değişikliği her suç için ayrı ayrı uygulanır. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu uzlaştırma kapsamında olmadığından, bu suçtan kurulan mahkumiyet varlığını korur. Ancak tehdit suçu uzlaştırma kapsamına girdiği için, mahkeme bu suç yönünden dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermeli ve sonucuna göre (uzlaşma olursa düşme, olmazsa mahkumiyetin infazına devam) bir karar vermelidir. (Kaynak: cmk-madde-254-mahkeme-tarafindan-uzlastirma.html)