Sanığın eylemi, hem TCK m. 102/2 (Nitelikli Cinsel Saldırı) hem de TCK m. 109 (Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma) suçlarını oluşturuyorsa, bu durumda suçların içtimaı nasıl olmalıdır? TCK m. 109/5'in uygulanma şartları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #317644

Bu durumda, eğer kişiyi hürriyetinden yoksun kılma fiili, cinsel saldırı suçunu işlemek amacıyla bir araç olarak kullanılmışsa, TCK m. 42'deki 'bileşik suç' kuralı gereğince, fail sadece daha ağır olan nitelikli cinsel saldırı suçundan (TCK m. 102/2) cezalandırılır. Ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza verilmez. Ancak TCK m. 109/5, bu kurala bir istisna getirir. Bu fıkranın uygulanabilmesi için, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun 'cinsel amaçla' işlenmesi gerekir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2015/6332 E., 2015/11368 K. sayılı kararında, sanıkların mağdurun hürriyetini 'cinsel amaç dışında sair saiklerle' kısıtladığı kabul edilerek, TCK m. 109/5'in uygulanma koşullarının oluşmadığı belirtilmiştir. Yani, eğer hürriyeti kısıtlama, cinsel amaç taşımıyorsa (örneğin dövmek, aşağılamak gibi) ve bu sırada cinsel saldırı da işleniyorsa, her iki suçtan ayrı ayrı (gerçek içtima) ceza verilmesi gündeme gelebilir. TCK m. 109/5'in uygulanabilmesi için hürriyeti kısıtlamanın özel olarak cinsel bir amaç taşıması şarttır. (Kaynak: tck-madde-96-eziyet-sucu.html)