Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi halinde uzlaştırma hükümleri uygulanmaz (CMK m. 253/3). Bu kuralın amacı nedir ve adil yargılanma hakkı açısından nasıl bir denge kurmaktadır?
Bu kuralın temel amacı, ceza adaletinin bütünlüğünü korumak ve yargılamayı parçalamayı önlemektir. Eğer bu kural olmasaydı, aynı olay içinde işlenen suçlardan biri için uzlaştırma prosedürü işlerken, diğeri için normal yargılama devam ederdi. Bu durum, delillerin birlikte değerlendirilmesini zorlaştırır, usul ekonomisine aykırı olur ve çelişkili sonuçların ortaya çıkmasına neden olabilirdi. Kural, daha ağır olan veya kamu düzenini daha fazla ihlal eden (uzlaştırma dışı) suçun yargılamasının öncelikli olduğunu ve olayın bir bütün olarak mahkeme tarafından ele alınması gerektiğini kabul eder. Bu, bir yandan uzlaştırmanın kapsamını daraltarak sanık aleyhine bir durum yaratsa da, diğer yandan ceza adalet sisteminin etkinliğini, delillerin bütünlüğünü ve yargılamanın yeknesaklığını sağlayarak adil yargılanma hakkının daha geniş bir perspektifle korunmasına hizmet eder. (Kaynak: cmk-madde-254-mahkeme-tarafindan-uzlastirma.html; Yargıtay 4. CD 2017/22772 E., 2018/466 K. kararı yorumu)