Sanığın, bir eğlence mekanına alınmaması üzerine kızgınlıkla tabancayla havaya ateş ederek, belirli olmayan kişilerin korku, kaygı ve panik yaşamasına neden olduğu olayda, eylemin kasten yaralamaya teşebbüs suçu unsurlarını taşımadığı kabul edilirse, TCK m. 170 açısından nasıl bir değerlendirme yapılmalıdır?
Bu durumda eylem, TCK m. 170/1-c'de düzenlenen 'genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması' suçunu oluşturur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2016/11832 E., 2017/4956 K. sayılı kararında, sanığın belirli kişilere yönelik yaralama kastı olduğu kabul edilerek genel güvenlik suçunun oluşmayacağı belirtilmiştir. Ancak, somut soruda sanığın kastının belirli bir kişiyi yaralamak değil, genel bir kızgınlıkla havaya ateş ederek belirsiz kişileri tehlikeye atmak ve onlarda korku yaratmak olduğu anlaşılmaktadır. Eylem, belirli bir kişiyi hedef almadığından ve kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak veya kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme niteliği taşıdığından, TCK m. 170/1-c'nin unsurları oluşmuştur. (Kaynak: tck-madde-170-genel-guvenligin-kasten-tehlikeye-sokulmasi-sucu.html)