Bir sanık, olay yerinde bulunan ve kavgaya müdahale etmek isteyen kişileri durdurmak amacıyla havaya ateş edip 'gelmeyin vururum' şeklinde tehditte bulunmuştur. Bu durumda meşru savunma (TCK m. 25) koşulları tartışılabilir mi? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin bir kararındaki karşı oy gerekçesini bu bağlamda değerlendiriniz.
Evet, tartışılabilir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2014/4404 E., 2016/10762 K. sayılı kararındaki çoğunluk görüşü eylemin silahla tehdit suçunu oluşturduğu yönündeyken, karşı oy bu durumun meşru savunma olabileceğini savunmuştur. Karşı oyun gerekçesine göre, sanığın eylemi, kendisine veya başkasına (örneğin kavga eden arkadaşına) yönelmiş, gerçekleşen veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, o andaki hal ve koşullara göre orantılı bir biçimde defetme zorunluluğu ile işlenmiş olabilir. 'Gelmeyin vururum' şeklindeki sözler, saldırıyı durdurma amacını, polisin çağrılmış olması ise suç işleme kastının olmadığını gösterebilir. Bu durumda, havaya ateş etme ve sözlü tehdit, saldırının def'i için orantılı bir araç olarak kabul edilebilir. Dolayısıyla, olayın çıkış sebebi ve gelişimi dikkate alınarak, sanığın eyleminin TCK m. 25/1 kapsamında bir hukuka uygunluk nedeni olan meşru savunma sınırları içinde kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekir. (Kaynak: tck-madde-170-genel-guvenligin-kasten-tehlikeye-sokulmasi-sucu.html)