Sanığın, mağdura yönelik eylemleri hem kasten yaralama hem de şantaj suçlarını oluşturuyorsa ve bu eylemler sistematik bir şekilde tekrarlanıyorsa, bu eylemlerin TCK m. 96 kapsamında eziyet olarak nitelendirilmesi mümkün müdür? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin bir kararındaki yaklaşımı açıklayınız.
Evet, mümkündür. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2014/32272 E., 2015/16125 K. sayılı kararına göre, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenen kasten yaralama, hakaret, tehdit gibi fiiller eziyet suçunu oluşturur. Karara konu olayda, sanıkların mağduru aralıklarla dövmesi, hakaret etmesi, öldürmekle tehdit etmesi ve çıplak fotoğraflarını çekip polise gitmesi halinde yayınlayacaklarını söylemesi (şantaj), bir bütün olarak eziyet suçu kapsamında değerlendirilmiştir. Şantaj eylemi de, mağdur üzerinde ruhsal bir acı ve aşağılanma yaratan, insan onuruyla bağdaşmayan bir davranış olarak eziyet suçunun maddi unsuru içinde erimiştir. Bu durumda sanıkların sadece eziyet suçundan (TCK m. 96) cezalandırılması, ancak temel cezanın TCK m. 61 uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. (Kaynak: tck-madde-96-eziyet-sucu.html)