Cezaevinde aynı koğuşta kalan bir grup mahkumun, başka bir mahkuma baskı kurarak sabah kahvaltısını almasını engellemesi, yüksek sesle konuşmasını yasaklaması ve zaman zaman dövmesi şeklindeki eylemler, münferit suçlar olarak mı, yoksa tek bir suç olarak mı değerlendirilmelidir? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin bu tür olaylara ilişkin suç vasfı nitelemesi nedir?
Bu tür eylemler, münferit suçlar olarak değil, bir bütün halinde tek bir suç olarak değerlendirilmelidir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2013/6726 E., 2014/1003 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, sanıkların süreklilik gösteren, mağdura baskı kuran, onu temel ihtiyaçlarından mahrum bırakan (kahvaltı engeli), aşağılayan (yasaklar koyma) ve bedensel acı çektiren (dövme) eylemleri, bir bütün olarak TCK m. 96'da düzenlenen 'eziyet' suçunu oluşturur. Eylemlerin belirli bir süreç içinde, sistematik bir şekilde ve mağdurun insan onurunu hedef alarak gerçekleştirilmesi, onları münferit kasten yaralama veya tehdit suçlarından ayırarak daha ağır bir suç olan eziyet suçu kapsamında birleştirir. (Kaynak: tck-madde-96-eziyet-sucu.html)