Yazılı yargılama usulünde, tahkikatın bittiği tefhim edilmeden ve taraflara HMK m. 186 uyarınca son sözleri sorulmadan karar verilmesi, Yargıtay tarafından neden tek başına bir bozma sebebi olarak görülmektedir? Bu usul kuralının temel amacı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #317588

Yargıtay'ın bu usul kuralının ihlalini tek başına bozma sebebi saymasının temelinde, 'hukuki dinlenilme hakkı' (HMK m. 27, Anayasa m. 36) ve 'adil yargılanma hakkı' yatmaktadır. Tahkikatın bittiğinin tefhimi ve ardından sözlü yargılama aşamasına geçilmesi, taraflara tüm deliller toplandıktan ve dosya tekemmül ettikten sonra, davanın esası hakkında son kez ve bütüncül bir değerlendirme yapma imkanı tanır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/20862 E., 2018/7823 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu aşama, tarafların son sözlerini söyleyerek mahkemenin kanaatini etkilemeye yönelik son fırsatlarıdır. Bu aşamanın atlanması, tarafların iddia ve savunma haklarının kısıtlanması anlamına gelir. Bu nedenle, usul ekonomisi gibi gerekçelerle dahi olsa bu emredici kuralın ihlali, hükmün sonucunu etkileme potansiyeli taşıyan esaslı bir usul hatası olarak kabul edilir ve esasa ilişkin diğer yönler incelenmeksizin bozma nedeni yapılır. (Kaynak: hmk-madde-186-sozlu-yargilama.html)