Eziyet suçundan (TCK m. 96) mahkumiyet kararı verilebilmesi için, sanığın eylemlerinin mağdurun ruh sağlığı üzerinde tahrip edici etkiler bırakması zorunlu bir unsur mudur? Madde gerekçesindeki bu ifadenin normatif değerini tartışınız.
TCK m. 96'nın madde gerekçesinde, eziyetin özelliğinin 'kişinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerindeki tahrip edici etkilerinin olması' olduğu belirtilmiştir. Ancak bu ifade, suçun oluşumu için zorunlu, ispatı gereken bir 'netice' unsuru değildir. Bu ifade, kanun koyucunun eziyet suçunu neden daha ağır bir yaptırıma bağladığını açıklayan bir 'gerekçe' ve 'amaçsal yorum' unsurudur. Suçun oluşması için kanun metninde yer alan 'bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştirmek' yeterlidir. Bu davranışların 'insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak' nitelikte olması ve sistematik bir şekilde işlenmesi, suçun unsurları için yeterlidir. Mağdurun ruh sağlığının fiilen bozulup bozulmadığının bir raporla tespiti, suçun sübutu için şart değildir; ancak cezanın TCK m. 61 uyarınca bireyselleştirilmesinde dikkate alınabilir. (Kaynak: tck-madde-96-eziyet-sucu.html)