Anayasa Mahkemesi'nin 2022/86 K. sayılı kararında, askeri mahallerde şüphe halinde veya teknik cihazların bulunmadığı yerlerde kişilerin üst ve eşyalarının elle kontrol edilebileceğini düzenleyen 211 sayılı Kanun m. 56/B'deki kural Anayasa'ya uygun bulunurken, aynı şartlarda 'araçların' elle kontrolünü düzenleyen kural neden iptal edilmiştir? Bu ayrımın temelindeki mantığı açıklayınız.
Bu ayrımın temelindeki mantık, müdahalenin niteliği ve 'arama'ya dönüşme riskidir. Anayasa Mahkemesi'ne göre, kişilerin 'üstü' ve 'eşyası' üzerinde yapılacak elle kontrol (yoklama), niteliği gereği sınırlı bir tedbirdir ve klasik bir 'arama'dan objektif olarak ayrılabilir. Bu kontrolün sınırları daha belirgindir. Ancak, bir 'araç' üzerinde yapılacak 'el ile kontrol', çok daha geniş bir alanı kapsar ve aracın torpido gözü, bagajı, koltuk altları gibi özel ve görünmeyen kısımlarına müdahaleyi içerebilir. Kanun, bu kontrolün sınırlarını (örneğin sadece görünür yerlerin mi kontrol edileceği gibi) açıkça çizmediği için, bu yetkinin Anayasa m. 20'nin korumasındaki 'arama'ya dönüşme riski çok yüksektir. Bu belirsizlik, hukuki öngörülebilirlik ilkesini ihlal ettiğinden ve keyfiliğe yol açabileceğinden, araçlar yönünden kural iptal edilmiş, ancak üst ve eşya yönünden ölçülü bulunarak Anayasa'ya uygun görülmüştür. (Kaynak: hakim-karari-olmadan-arama-emri.html)