Niçin gönderildiği üzerinde belirtilmeyen bir banka havale dekontu, ödünç ilişkisinin ispatında delil başlangıcı olarak kabul edilebilir mi? Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin bu konudaki yaklaşımını ve ispat yükünün kime ait olduğunu açıklayınız.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2017/710 E., 2019/11468 K. sayılı kararına göre, niçin gönderildiği belirtilmeyen bir havale dekontu, tek başına ödünç ilişkisini ispatlamaya yetmediği gibi, delil başlangıcı olarak da kabul edilemez. Hukuki karine, bir paranın gönderilmesinin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yönündedir. Bu nedenle, parayı 'borç olarak' gönderdiğini iddia eden davacı (havaleyi gönderen), bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Havale dekontu üzerinde 'borç olarak' veya benzeri bir açıklama yoksa, bu belge tek başına borç ilişkisini muhtemel göstermediğinden HMK m. 202 anlamında bir delil başlangıcı teşkil etmez ve bu durumda miktar itibarıyla senetle ispat kuralı geçerli olacağından tanık da dinlenemez. İspat yükü, paranın bir borcun ödemesi dışında bir nedenle gönderildiğini iddia eden davacıdadır. (Kaynak: hmk-madde-202-delil-baslangici.html)