Anayasa Mahkemesi'nin 2022/86 K. sayılı kararına göre, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde askeri birlik komutanının veya kurum amirinin yazılı emriyle önleme araması yapılmasına imkân tanıyan kanun hükmü (211 sayılı Kanun m. 56/A) neden Anayasa'ya aykırı bulunmuştur? Kararın dayandığı anayasal güvence nedir?
Anayasa Mahkemesi, bu hükmü Anayasa'nın 20. maddesine aykırı bularak iptal etmiştir. Anayasa'nın 20. maddesinin ikinci fıkrası, kişilerin üstü, özel kağıtları ve eşyasının aranabilmesi için temel kural olarak 'usulüne göre verilmiş hakim kararı'nı şart koşar. 'Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde' ise 'kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri' ile arama yapılabileceğini belirtir, ancak çok önemli bir güvence getirir: 'Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.' İptal edilen kanun hükmü, askeri komutana yazılı emirle arama yetkisi verirken, bu emrin 24 saat içinde hakim onayına sunulması zorunluluğunu düzenlememiştir. Anayasa Mahkemesi, bu anayasal güvencenin kanunda yer almamasının, arama tedbirini keyfiliğe açık hale getirdiğini ve Anayasa'nın 20. maddesinin sözüne açıkça aykırı olduğunu belirterek kuralı iptal etmiştir. (Kaynak: hakim-karari-olmadan-arama-emri.html)