Sanığın, kendisiyle aynı koğuşta kalan mağduru soyup hortumla yıkaması ve sürekli dövmesi eylemleri, TCK m. 96 kapsamında eziyet suçunu oluşturur. Bu eylemlerle birlikte mağdurun doktora gitmesinin engellenmesi, suçun nitelendirmesini nasıl etkiler?
Mağdurun doktora gitmesinin engellenmesi, eziyet suçunun 'sistematik' ve 'aşağılayıcı' niteliğini pekiştiren ve failin kastının yoğunluğunu gösteren bir unsurdur. Bu eylem, tek başına TCK m. 109 (kişiyi hürriyetinden yoksun kılma) veya TCK m. 281 (suç delillerini gizleme) gibi suçları da oluşturabilir. Ancak, Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2013/6726 E. sayılı kararındaki yaklaşıma göre, bu tür eylemler, eziyetin genel bütünlüğü içinde değerlendirilmelidir. Mağdurun tıbbi yardım almasını engellemek, ona çektirilen bedensel ve ruhsal acının devam etmesini sağlamaya ve eylemlerin ortaya çıkmasını önlemeye yönelik, eziyet etme kastının bir parçasıdır. Bu durum, eziyet suçunun vahametini artırır ve mahkemenin TCK m. 61 uyarınca temel cezayı belirlerken alt sınırdan uzaklaşması için önemli bir gerekçe oluşturur. Bu fiil, eziyet suçu içinde erir ve ayrıca başka bir suçtan ceza verilmeyebilir.