Bir sanığın, aynı mağdura karşı hem cinsel saldırı (TCK m. 102) hem de eziyet (TCK m. 96) suçlarını oluşturabilecek fiilleri işlemesi durumunda, bu suçlar arasında içtima kuralları nasıl uygulanır? Yargıtay'ın yaklaşımı nasıldır?
Bu durumda, eğer cinsel saldırı fiilleri, eziyet suçunun unsuru olan sistematik ve sürekli davranışlar bütününün bir parçası ise, eziyet suçu, cinsel saldırı fiilini de kapsayabilir. TCK m. 96'nın gerekçesinde eziyetin 'cinsel taciz' niteliği taşıyan fiilleri içerebileceği belirtilmiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2016/6235 E. sayılı kararında da, sanığın mağdurun vücudunu ellemesi, banyodayken içeri girmeye çalışması gibi cinsel içerikli eylemler, darp fiilleriyle birlikte bir bütün olarak eziyet suçu kapsamında değerlendirilmiştir. Bu yaklaşıma göre, eğer cinsel saldırı eylemleri (özellikle basit cinsel saldırı), eziyet etme kastıyla ve sistematik bir bütünün parçası olarak işleniyorsa, fail hakkında sadece eziyet suçundan ceza verilebilir. Ancak, eziyetten bağımsız, ani ve nitelikli bir cinsel saldırı (TCK m. 102/2) söz konusu ise, her iki suçtan da gerçek içtima kurallarına göre ayrı ayrı ceza verilmesi gündeme gelebilir. Olayın somut özelliklerine göre değerlendirme yapılmalıdır.