Bir sanık hakkında verilen hükümde hem TCK m. 50 (kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi) hem de TCK m. 62 (takdiri indirim) maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, Yargıtay tarafından nasıl değerlendirilir?
Mahkemelerin, sanık hakkında lehe olan tüm kanun hükümlerini değerlendirmesi ve uygulayıp uygulamama gerekçelerini kararlarında göstermesi, 'gerekçeli karar hakkı'nın (Anayasa m. 141, CMK m. 34, 230) bir gereğidir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2011/11826 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, sanık veya müdafiinin lehe hükümlerin uygulanması yönünde bir talebi varsa veya olmasa bile, mahkemenin TCK m. 50 ve m. 62 gibi lehe hükümlerin uygulanma koşullarının somut olayda mevcut olup olmadığını tartışması ve bu konudaki takdirini gerekçelendirmesi zorunludur. Bu maddelerin uygulanmamasının gerekçesinin kararda hiç gösterilmemesi veya soyut ifadelerle geçiştirilmesi, savunma hakkının kısıtlanması ve eksik gerekçe olarak kabul edilir ve Yargıtay tarafından bozma sebebi sayılır.