Bir davada davacı, murisinin davalıya yaptığı temlikin inançlı işlem olduğunu iddia etmektedir. Davacı, delil olarak murisin banka hesap hareketlerini ve davalıya yapılan para transferlerini göstermektedir. Bu banka kayıtları, inançlı işlemin ispatı için yeterli midir?
Hayır, tek başına yeterli değildir ancak çok önemli bir rol oynar. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2016/7799 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, inançlı işlem iddiası yazılı delille ispatlanmalıdır. Banka kayıtları, tek başlarına yazılı bir inanç sözleşmesi niteliğinde değildir. Ancak, bu kayıtlar, özellikle para transferlerinin temlik işlemiyle aynı tarihlerde olması veya açıklama kısımlarında temlike atıf yapılması gibi durumlarda, HMK m. 202 uyarınca çok güçlü bir 'delil başlangıcı' teşkil eder. Bu delil başlangıcının varlığı, davacıya iddiasını tanık beyanları, yemin ve diğer takdiri delillerle ispatlama imkanı tanır. Yani banka kayıtları, yazılı delil zorunluluğunu aşan bir 'anahtar' görevi görür ve mahkemenin diğer delilleri de toplayarak olayı aydınlatmasını sağlar.