Bir davada davacı, davalıya ait olduğunu iddia ettiği bir banka hesabına para gönderdiğine dair bir havale dekontu sunmuştur. Ancak havale, dava dışı üçüncü bir şahsın hesabına yapılmıştır. Bu dekont, davalının borçlu olduğunu ispata yeterli midir veya delil başlangıcı sayılır mı?
Hayır, yeterli değildir ve kural olarak delil başlangıcı da sayılmaz. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2017/710 E. sayılı kararında vurgulandığı gibi, havale bir ödeme aracıdır. Davacının, davalıya borç verdiğini iddia etmesine rağmen parayı dava dışı bir üçüncü kişinin hesabına göndermesi, bu paranın davalıya borç olarak verildiği iddiasını tek başına ispatlamaz. Bu durum, davacının o üçüncü kişiye olan bir borcunu ödediği veya başka bir hukuki ilişki (bağışlama vb.) olduğu şeklinde de yorumlanabilir. Belge, davalının elinden çıkmış bir belge olmadığı gibi, paranın davalıya ulaştığını da doğrudan göstermez. Bu nedenle, bu dekont tek başına borç ilişkisini ispat etmeye yeterli değildir ve davalı ile doğrudan bir bağlantı kurulamadığı için 'delil başlangıcı' olarak kabul edilmesi de çok zordur. İspat yükü, bu paranın davalıya borç olarak verildiğini veya davalının talimatıyla o hesaba gönderildiğini kanıtlamakla yükümlü olan davacıdadır.