Bir sanık hakkında, TCK m. 203'teki 'mühür bozma' suçundan verilen mahkumiyet hükmü, sanık tarafından süresi geçirildikten sonra temyiz edilmiştir. Ancak yerel mahkeme kararında kanun yolu bildirimi, '7 gün içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere' şeklinde yapılmış, sürenin ne zaman başlayacağı belirtilmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/372 sayılı kararına göre bu temyiz süresinde kabul edilebilir mi? Gerekçesi nedir?
Evet, bu temyiz süresinde kabul edilebilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/372 sayılı kararına göre, kanun yolu bildiriminin CMK m. 34/2, 231/2 ve 232/6 uyarınca hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde açık, süresini ve başlangıcını belirtir şekilde yapılması zorunludur. Kararda temyiz süresinin '7 gün' olduğunun belirtilmesi ancak bu sürenin 'tefhimden mi yoksa tebliğden mi' başlayacağının belirtilmemesi, kanun yolu bildirimini eksik ve yanıltıcı hale getirir. Bu eksiklik, CMK m. 40 uyarınca bir 'eski hale getirme' nedeni oluşturur. Sanığın süreyi kaçırması, bu yanıltıcı bildirimden kaynaklandığı için, temyiz başvurusu süresinde yapılmış gibi kabul edilerek esastan incelenmelidir. Kararda da sanığın temyiz dilekçesinde 'bugün tebliğ ettim, süresinde temyiz ediyorum' şeklindeki beyanının, sürenin başlangıcı konusunda tereddütte kaldığını gösterdiği vurgulanmıştır.