Bir davada davalı, davacının alacak iddiasını ispat için sunduğu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını (imza inkarı) ileri sürmüştür. Mahkeme, senet her ne kadar kambiyo vasfını yitirmiş olsa da yazılı belge niteliğinde olduğu ve imzanın davalıya ait olduğu gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. Bu karardaki hukuki hata nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #317487

Bu karardaki hukuki hata, ispat yükünün yanlış değerlendirilmesidir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/18771 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, kambiyo vasfını yitirmiş bir senet, temel ilişki açısından HMK m. 202 uyarınca 'yazılı delil başlangıcı'dır. Yazılı delil başlangıcı, alacağın varlığını tek başına ispatlamaya yetmez; sadece iddianın tanık gibi diğer delillerle ispatına olanak tanır. İmza inkârı durumunda ise öncelikle imzanın davalıya ait olup olmadığı bilirkişi marifetiyle tespit edilmelidir. İmza davalıya ait çıksa bile, bu durum sadece belgenin 'delil başlangıcı' niteliğini teyit eder. Bu aşamadan sonra ispat yükü, alacağın varlığını ve miktarını kanıtlamakla yükümlü olan davacıya geçer. Mahkemenin, senedin varlığını ve imzanın davalıya ait olmasını yeterli görerek ispat yükünü ters çevirmesi ve davayı kabul etmesi, eksik inceleme ve hukuki hatadır.