Sanığın eylemi, TCK'nın 102/1. maddesindeki 'basit cinsel saldırı' ve 102/2. maddesindeki 'nitelikli cinsel saldırı' suçları arasında kalmıştır. Mağdur, sanıkların kendisini bir şişeye oturtmaya zorladığını, ancak kendisinin direnerek tam olarak oturmadığını, şişenin anüsüne temas ettiğini belirtmiştir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2015/6332 E. sayılı kararında bu durum, 'gönüllü vazgeçme' (TCK m. 36) kapsamında nasıl değerlendirilmiştir?
Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2015/6332 E. sayılı kararında bu durum, sanıklar lehine 'gönüllü vazgeçme' olarak değerlendirilmiştir. Karara göre, nitelikli cinsel saldırı (vücuda sair cisim sokulması) suçunun tamamlanmasını engelleyen, mağdurun 'aşılabilir mukavemeti' dışında harici bir engel bulunmamaktadır. Sanıklar, mağdurun direncine ve 'ben ölsem de o şişeye oturmam' demesine rağmen, isteselerdi eylemlerine devam edebilirlerdi. Ancak sanıklar, bu aşamada eylemlerine 'kendiliklerinden' son vermişlerdir. Bu durum, TCK m. 36'da düzenlenen gönüllü vazgeçme kapsamındadır. Gönüllü vazgeçme halinde, fail teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; ancak vazgeçme anına kadar tamamladığı fiiller suç oluşturuyorsa, sadece o suçtan ceza alır. Kararda, vazgeçme anına kadar gerçekleşen eylemlerin cinsel arzuları tatmin amacıyla yapılmadığı, bu nedenle tamam olan kısım itibarıyla basit cinsel saldırı suçunun da oluşmadığı belirtilmiştir.