Sanığın, alacaklı olduğu mağdurun evinin önüne gelerek 'bu sana ders olsun' diyerek havaya birkaç el ateş etmesi eylemi, Yargıtay tarafından nasıl nitelendirilmekte ve bu durumda hangi suçtan hüküm kurulması gerektiği belirtilmektedir?
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2013/34925 E., 2016/2101 K. sayılı kararına göre, bu eylem hem TCK m. 106/2-a'daki 'silahla tehdit' suçunu hem de TCK m. 170/1-c'deki 'genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması' suçunu oluşturur. Sanığın 'bu sana ders olsun' diyerek ateş etmesi, mağdura yönelik üstü örtülü bir tehdit içerir ve bu tehdit silahla gerçekleştirildiği için niteliklidir. Aynı zamanda havaya ateş etme eylemi, genel güvenliği de tehlikeye sokar. Bu durumda, tek bir fiil ile birden fazla suç oluştuğu için TCK m. 44'teki 'fikri içtima' kuralı uygulanmalıdır. Bu kurala göre, faile sadece cezası en ağır olan suçtan ceza verilir. Silahla tehdit suçunun cezası, genel güvenliği tehlikeye sokma suçundan daha ağır olduğu için, sanık hakkında sadece 'silahla tehdit' suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, ayrıca TCK m. 170/1-c'den ceza verilmemesi gerekir.