Bir davacı, inançlı işlem iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, iddiasını kanıtlayacak yazılı delili veya delil başlangıcı niteliğinde bir belgesi olmadığını belirtmiştir. Bu durumda mahkeme davayı doğrudan reddetmeli midir, yoksa davacının başvurabileceği başka bir ispat yolu var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #317476

Mahkeme davayı doğrudan reddetmemelidir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2013/14419 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, yazılı delil veya delil başlangıcı yoksa, inanç sözleşmesinin 'ikrar' (HMK m. 188) veya 'yemin' (HMK m. 225 vd.) gibi kesin delillerle ispat edilmesi olanaklıdır. Davacı, dava veya delil dilekçesinde 'yemin' deliline dayanmışsa (veya 'sair deliller' gibi genel bir ifade kullanmışsa bu da yemin delilini kapsar), mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. Davacı yemin deliline dayanırsa, mahkeme karşı tarafa (inanılana) yemin teklif eder. Davalı yemini ederse dava reddedilir; yeminden kaçınırsa veya yemini iade ederse iddia ispatlanmış sayılır. Bu nedenle, yazılı delil olmaması, davanın derhal reddedilmesi sonucunu doğurmaz; mahkeme, yemin deliline başvurma hakkının kullanılıp kullanılmayacağını beklemelidir.