Hukuki dinlenilme hakkı (HMK m. 27) kapsamında, mahkemenin tahkikatın bittiğini taraflara tefhim etmesinin (HMK m. 184) ve sözlü yargılama için davet etmesinin (HMK m. 186) önemi nedir?
Bu iki usuli işlem, hukuki dinlenilme hakkının temel unsurlarından olan 'açıklama ve ispat hakkı' ile 'bilgilenme hakkı'nın somut birer yansımasıdır. 1) Tahkikatın Bittiğinin Tefhimi (HMK m. 184): Bu işlem, taraflara delil toplama aşamasının sona erdiğini ve dosyanın karar için olgunlaştığını bildirir. Bu, tarafların yargılamanın hangi aşamada olduğu konusunda 'bilgilenme hakkı'nı sağlar. Taraflar, bu tefhim üzerine, dosyanın mevcut durumuna göre son hukuki argümanlarını hazırlama imkanı bulurlar. 2) Sözlü Yargılama İçin Davet (HMK m. 186): Bu aşama, taraflara tüm yargılamayı bir bütün olarak değerlendirip, mahkeme önünde sözlü olarak son 'açıklama hakkı'nı kullanma fırsatı verir. Bu, sadece bir formalite değil, tarafların hakimi nihai kararından önce son bir kez ikna etme çabasıdır. Bu usuli güvencelere uyulmaması, tarafları yargılamanın gidişatı hakkında belirsizlik içinde bırakır ve son savunmalarını yapma hakkından mahrum eder, bu da doğrudan hukuki dinlenilme hakkının ihlali anlamına gelir ve Yargıtay tarafından mutlak bir bozma sebebi olarak kabul edilir.