Bir sanık, aralarındaki husumet nedeniyle mağdurun evinin önüne gelip 'bu sana ders olsun' diyerek havaya birkaç el ateş etmiştir. Bu eylem, TCK m. 106/2-a (silahla tehdit) ve TCK m. 170/1-c (genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması) suçlarını oluşturmaktadır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2013/34925 E. sayılı kararına göre bu durumda nasıl bir hüküm kurulmalıdır?
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2013/34925 E. sayılı kararına göre, bu durumda TCK m. 44'te düzenlenen fikri içtima kuralları uygulanmalıdır. Sanığın tek bir fiili olan 'havaya ateş etme', hem belirli bir kişiye (mağdura) yönelik üstü kapalı bir tehdit oluşturmakta hem de genel güvenliği tehlikeye sokmaktadır. Fikri içtima kuralı uyarınca, fail bu suçlardan sadece cezası en ağır olanından sorumlu tutulmalıdır. Silahla tehdit suçunun (TCK m. 106/2-a) cezası (iki yıldan beş yıla kadar hapis), genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun (TCK m. 170/1-c) cezasından (altı aydan üç yıla kadar hapis) daha ağır olduğu için, sanık hakkında sadece 'silahla tehdit' suçundan hüküm kurulmalı, ayrıca TCK m. 170/1-c'den mahkumiyet kararı verilmemelidir.