Bir baba, 18 yaşından küçük ve akıl hastalığı bulunan çocuklarına karşı sistematik olarak şiddet uygulamış, onları sağlıksız koşullarda yaşamaya zorlamış ve eve hapsetmiştir. Bu olayda mağdur çocukların davaya katılma ve şikayet hakları nasıl kullanılmalıdır? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2008/16179 E. sayılı kararı hangi usuli eksikliklere dikkat çekmektedir?
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2008/16179 E. sayılı kararına göre, bu durumda şu usuli yol izlenmelidir: 1) Temsil Sorunu: Mağdur çocuklar, yaşları ve akıl hastalıkları nedeniyle şikayet hakkını kullanacak fiil ehliyetine sahip değildir. Davada sanık olan baba da velayet hakkını kullanamaz. Bu durumda, öncelikle çocukların yasal temsilcisi olan annelerinin (eğer menfaat çatışması yoksa) davadan haberdar edilmesi gerekir. Bu mümkün değilse, çocukların haklarını korumak ve onları mahkemede temsil etmek üzere 4721 sayılı Medeni Kanun m. 426 uyarınca bir 'kayyım' atanmalıdır. 2) Vekil Atanması: Şikayet ve katılma hakkı, veli veya kayyım aracılığıyla kullanıldıktan sonra, CMK m. 234 uyarınca mağdurlar için barodan bir vekil görevlendirilmelidir. Doğrudan, yasal temsilci olmadan mağdurlara vekil atanması haklarının kısıtlanması anlamına gelir. 3) Koruma Kararı ve SHÇEK: Mahkeme, çocuklar hakkında 5395 sayılı Kanun uyarınca koruma kararı alınıp alınmadığını araştırmalı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın (eski SHÇEK) davaya katılımını sağlamalıdır. Bu usuli işlemler yapılmadan hüküm kurulması bozma nedenidir.