Bir sanığın, eşine yönelik olarak farklı zamanlarda gerçekleştirdiği basit yaralama, tehdit ve hakaret eylemleri nedeniyle hakkında ayrı ayrı davalar açılmıştır. Mahkemenin bu eylemleri değerlendirirken TCK m. 96'daki 'eziyet suçu'nu göz önünde bulundurması gerekir mi? Bu eylemlerin bir bütün olarak eziyet suçunu oluşturup oluşturmadığı nasıl tespit edilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #317443

Evet, mahkemenin TCK m. 96'daki eziyet suçunu göz önünde bulundurması gerekir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2010/13752 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, sanığın ayrı yaşadığı eşine yönelik birden fazla yaralama, hakaret ve tehdit eylemleri, tekil suçlar olarak değil, bir bütün olarak 'eziyet' suçunu oluşturabilir. Bu eylemlerin eziyet suçunu oluşturup oluşturmadığı, fiillerin 'sistematik' ve 'süreklilik arz eden' bir yapıda olup olmadığına bakılarak tespit edilir. Eğer eylemler, anlık ve birbirinden kopuk olaylar değil de, mağduru aşağılamak, ona bedensel ve ruhsal acı çektirmek amacıyla belirli bir süreç içinde tekrarlanan bir davranış kalıbının parçası ise, bu durum eziyet suçunun varlığına işaret eder. Mahkeme, olayların zaman aralığını, işleniş biçimini, failin kastını ve mağdur üzerindeki etkilerini bir bütün olarak değerlendirerek suç vasfını tayin etmelidir. Eziyet suçunun oluştuğu kabul edilirse, sanık hakkında yaralama, tehdit gibi suçlardan ayrı ayrı değil, yalnızca eziyet suçundan (nitelikli halinden) hüküm kurulmalıdır.