7145 sayılı Kanun ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'na eklenen ve valiye 'belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlama' yetkisi veren kural, Anayasa Mahkemesi'nin 2018/137 E. sayılı kararında neden Anayasa'ya aykırı bulunmamıştır? Mahkemenin ölçülülük değerlendirmesindeki temel unsurlar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #317442

Anayasa Mahkemesi, bu kuralı Anayasa'ya aykırı bulmamıştır çünkü sınırlamayı ölçülü kabul etmiştir. Mahkemenin değerlendirmesindeki temel unsurlar şunlardır: 1) Sınırlamanın Kapsamı: Kural, valiye mutlak ve genel bir yasaklama yetkisi vermemektedir. Yetki, 'belirli yerler' ile sınırlıdır ve ancak 'kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler' için uygulanabilir. Bu şüphenin somut olgulara dayanması gerektiği ve keyfi olamayacağı vurgulanmıştır. 2) Sınırlamanın Amacı: Sınırlama, kamu düzeni ve güvenliğini koruma gibi meşru bir amaca hizmet etmektedir. 3) Ölçülülük: Kural, seyahat özgürlüğünü (Any. m. 23) tamamen ortadan kaldırmamakta, sadece belirli yerlere giriş-çıkışı, somut bir tehlike şüphesine bağlı olarak ve geçici süreyle kısıtlamaktadır. Bu tedbirin, kamu düzenini koruma amacıyla orantılı olduğu kabul edilmiştir. 4) Yargısal Denetim: Valinin bu yetkiyi kullanırken aldığı kararlar birer idari işlemdir ve bu işlemlere karşı idari yargı yolu (iptal davası) açıktır. Yargısal denetimin varlığı, keyfiliği önleyen önemli bir güvence olarak görülmüştür. Bu nedenlerle kural, Anayasa'ya aykırı bulunmamıştır.