Sanığın, mağduru sistematik olarak darp etmesi, aç bırakması ve aşağılaması eylemleri 'eziyet' suçunu (TCK m. 96) oluşturmuştur. Bu eylemlerden biri olan darp fiili, mağdurda TCK m. 87 kapsamında neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir yaralanmaya (örneğin kemik kırığı) neden olursa, ceza tayini nasıl yapılmalıdır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #317409

Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2014/32272 E. sayılı kararına göre, eziyet suçunda, işkence suçunda olduğu gibi (TCK m. 95) neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir hal özel olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle, eziyet suçunun unsuru olan basit yaralamanın ötesinde, TCK m. 87 kapsamında neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir yaralama meydana geldiğinde, eziyet suçundan ayrıca kasten yaralama suçundan ceza verilemez. Çünkü yaralama fiili, eziyetin unsurudur. Ancak Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2020/2205 E. sayılı kararında ise, kemik kırığına neden olan yaralama eyleminin eziyet suçundan ayrı olarak TCK m. 87/3 uyarınca neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama suçunu oluşturduğu ve sanığın bu suçtan ayrıca cezalandırılması gerektiği belirtilmiştir. Bu iki karar arasında bir çelişki gözükmektedir. İlk karara göre, ağırlaşmış yaralama halinde TCK m. 44 (fikri içtima) gözetilip, eziyetin sürekliliği ve diğer kötü muameleler de dikkate alınarak TCK m. 3 ve 61 uyarınca eziyet suçunun temel cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi adil bir çözüm olabilir. İkinci karara göre ise gerçek içtima uygulanmalıdır. Bu durum, doktrinde ve uygulamada tartışmalı bir konudur.