Bir sanığın fiili, hem belirli bir mağdura karşı işlenmiş silahla tehdit (TCK m. 106/2-a) suçunu hem de genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (TCK m. 170/1-c) suçunu oluşturmaktadır. Bu durumda hangi ceza hukuku ilkesi uygulanır ve sanık hangi suçtan cezalandırılır? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2016/6040 E. sayılı kararındaki yaklaşımı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #317407

Bu durumda TCK m. 44'te düzenlenen 'fikri içtima' (suçların içtimaı) ilkesi uygulanır. Bu ilkeye göre, tek bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan fail, sadece cezası en ağır olan suçtan cezalandırılır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2016/6040 E. sayılı kararında da bu ilke benimsenmiştir. Sanığın, arazi anlaşmazlığı nedeniyle tüfeği mağdurlara doğrultması (silahla tehdit) ve ayrıca havaya ateş etmesi (genel güvenliğin tehlikeye sokulması) eylemleri tek bir fiil kabul edilir. Bu fiil hem tehdit hem de genel güvenliği tehlikeye sokma suçlarını oluşturduğundan, TCK m. 44 uyarınca en ağır cezayı gerektiren 'silahla tehdit' suçundan (TCK m. 106/2-a) hükümlülük kararı verilmesi gerekir. Ayrıca genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçundan ceza verilmesi kanuna aykırıdır.