Bir davada davacı, davalıya borç para verdiğini iddia etmekte ve delil olarak davalının el yazısıyla yazılmış, tarih ve miktar içeren ancak hukuki bir senet niteliği taşımayan '...Aldığım Para' başlıklı bir belge sunmaktadır. Davalı belgeyi kendisinin yazdığını kabul etmekte ancak parayı başka bir nedenle (kira) aldığını savunmaktadır. Bu durumda ispat yükü kime aittir?
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/12000 E. sayılı kararına göre, bu durumda ispat yükü davacıdadır. Davalının imzasını taşıyan ve paranın alındığını gösteren belge, HMK m. 202 uyarınca 'yazılı delil başlangıcı' niteliğindedir. Ancak yazılı delil başlangıcı, alacağın varlığını tek başına ispatlamaya yeterli değildir; sadece iddianın tanık gibi takdiri delillerle ispatına olanak tanır. Davalı, belgeyi ve parayı aldığını kabul etmiş ancak hukuki sebebi (causa) konusunda farklı bir iddiada (kira borcu) bulunmuştur. Bu durumda, paranın 'ödünç' (borç) olarak verildiğini ispatlama yükümlülüğü davacıya aittir. Mahkemenin ispat yükünü ters çevirerek, davalının paranın kira için alındığını ispatlaması gerektiği yönünde karar vermesi hatalıdır. Davacı, delil başlangıcına dayanarak iddiasını tanık dahil diğer delillerle kanıtlamalıdır.