Bir sanık hakkında hem kasten yaralama hem de şantaj suçlarından hüküm kurulmuştur. Sanığın eyleminin, katılanı dövme, hakaret etme, çıplak fotoğraflarını çekme ve polise gitmesi halinde bunları internette yayınlayacağını söyleme şeklinde olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2014/32272 E. sayılı kararına göre, bu eylemlerin hukuki nitelendirmesi nasıl yapılmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #317404

Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin bu kararında belirtildiği gibi, sanığın eylemleri bir bütün olarak TCK m. 96/1'de düzenlenen 'eziyet' suçunu oluşturur. Karara göre, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenen kasten yaralama, hakaret, tehdit gibi insan onuruyla bağdaşmayan ve mağdurun bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine neden olan davranışlar eziyet suçunu oluşturur. Olaydaki dövme (kasten yaralama), hakaret, çıplak fotoğrafları çekme ve bunları yayınlama tehdidi (şantaj değil, eziyet kapsamındaki tehdit olarak değerlendiriliyor) fiilleri, sistematik bir bütünlük içinde işlendiği için tek bir 'eziyet' suçu olarak kabul edilmelidir. Bu durumda sanık hakkında kasten yaralama, şantaj gibi suçlardan ayrı ayrı hükümler kurulması hatalıdır. Mahkeme, eylemin bütününü eziyet olarak vasıflandırmalı ve TCK m. 3 ve 61/1 gözetilerek alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin etmelidir.